Saat 16:00'daki İş İçin Neden Tüm Gününüz "Felç" Oluyor?


 

Sabah uyandınız. Takviminize baktınız ve öğleden sonra saat 16:00'da bir doktor randevunuz veya bir toplantınız, arkadaş buluşmanız olduğunu farkettiniz. Şu an saat sabah 10:00. Önünüzde koca bir 6 saat var ve mantıken bu sürede evi temizleyebilir, ders çalışabilir veya bir projenizi bitirebilirsiniz, değil mi?

Yanlış.

Eğer DEHB'li bir beyniniz varsa, o gün sizin için bitmiştir. Beyniniz o an itibarıyla "Bekleme Modu"na (Waiting Mode) girer. Koltuğa oturursunuz, her saat başı saate bakarsınız, içinizde anlamsız bir huzursuzluk ve "geç kalma korkusu" başlar. Başka hiçbir işe odaklanamazsınız çünkü beyniniz, "Şimdi başlarsam, kesin dalıp gideceğim ve randevuyu kaçıracağım" alarmı verir. Yani beyniniz buna izin vermez.

Sonuç? Sadece 1 saatlik bir iş için, koca bir gününüz çöp olur.




Bu Bir Tembellik Değil, "Zaman Körlüğü"dür

Kendinizi "beceriksiz" veya "tembel" olarak suçlamayı bırakın. Yaşadığınız bu durumun bilimsel bir sebebi var: Zaman Körlüğü (Time Blindness).

Nörotipik (DEHB olmayan) beyinler, zamanı lineer (düz bir çizgi) olarak algılar. "Saat 4'e kadar 6 saatim var, bunun 2 saatini şuna ayırayım" diyebilirler.

DEHB beyni ise zamanı sadece iki kategoride algılar:

  1. Şimdi
  2. Şimdi Değil

Saat 16:00'daki randevu "Şimdi Değil" kategorisindedir. Ancak beyniniz, o "gelecekteki" olayın yarattığı stres yüzünden, aradaki zamanı yönetme becerisini (yürütücü işlevleri) devre dışı bırakır. Olay sanki 10 dakika sonra gerçekleşecekmiş gibi tetikte beklersiniz.

Bu "Felç" Halinden Nasıl Kurtulursunuz?

Bekleme Modunu tamamen yok edemeyebilirsiniz ama onu yönetebilirsiniz. İşte günü kurtarmak için 3 taktik:



1. "Ara Sıcak" Görevler Belirleyin

Beyniniz büyük ve derin odaklanma gerektiren işlere (ders çalışmak, rapor yazmak) girmek istemez çünkü oradan çıkamayıp geç kalmaktan korkar.

Bunun yerine, başlaması ve bitirmesi kolay olan, "düşük enerjili" işler yapın.

  • Bulaşık makinesini boşaltmak.
  • Çamaşırları katlamak.
  • E-postaları temizlemek. Bu görevler sizi "meşgul" tutar, dopamin sağlar ama derin bir hiperodaklanmaya sokmaz.

2. Alarmı Değil, Süreci Kurun

Sadece saat 16:00'ya alarm kurmak yetmez. Bu sizi daha çok gerer. Süreci tersten planlayın:

  • 16:00: Randevu saati.
  • 15:30: Orada olmak için evden çıkış saati. (Buna alarm kurun)
  • 15:00: Hazırlanmaya başlama saati. (Buna da alarm kurun)

Beyniniz "ne zaman hazırlanmaya başlayacağını" bildiğinde, o saate kadar olan süreyi "güvenli bölge" olarak algılar ve rahatlar.

3. Mümkünse Randevuları Sabah Alın

Eğer programınız uygunsa, önemli işleri veya randevuları günün en erken saatine (09:00 - 10:00 gibi) almaya çalışın.

Bu sayede "bekleme modu"nu uyurken atlatmış olursunuz ve işinizi halledip eve döndüğünüzde, günün geri kalanı size ve beyninize "özgür" kalır.


Sonuç: Yalnız Değilsiniz "Bekleme Modu", DEHB'nin en sinir bozucu ama en az konuşulan yan etkilerinden biridir. Bunu yaşadığınız için kendinize kızmayın, sadece beyninizin zamanı farklı işlediğini kabul edin.

 




"Yasal Uyarı: Bu sitedeki içerikler sadece kullanıcı deneyimi ve bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi değildir. İlaç dozunuzu değiştirmeden önce mutlaka hekiminize danışın."

Yorum Gönder

0 Yorumlar